Tatarca'dan Çeviren: Deniz Karakurt
Yazan / Kaynak Kişi: Sağdiyeva Tanzila Hatipovna - Matematik Öğretmeni
Cemeki Köyü Tarihi
Cemeki köyü (Җәмәки / Cemeki – Rusça: Эмикеево / Emikeevo), önceden Tataristan'ın Kazan (Казан) şehrinin Teteş (Тәтеш) bölgesindeki Beki (Бәки) nahiyesine bağlıydı. Günümüzde bu köy artık yoktur.
Çevirmen notu: Arazilerin yetersizliği ve koşulların uygun olmayışı nedeniyle köy ahalisi yakın köylere taşınmaya başlayınca 1979 yılında köyde yaşayan hiç kimse kalmamış ve varlığı sona ermiştir.
Eski zamanlarda Karatal köyü (Каратал авылы – Karatal avılı) ile Cemeki arasında yoğun (куе / kuyı – yoğun, sık) bir söğütlük (таллык / tallık) vardı. O söğütlüğün kenarındaki çimenliğe çiftlik atlarını salarlarmış. Şürele'ler atlara binip, onlara yiyecek vermeden gece boyunca koştururlarmış, bir akıllı ihtiyar atının derisini reçine (сумала / sumala – Rusça: смола / smola) ile kaplamış. Şürele (Шүрәле) reçineye yapışmış. At köye geri dönünce yakalamışlar. Şürele'ye eziyet etmişler, alay etmişler ve o da; “Sizin köyünüz 60 eve varmasın,” diye beddua etmiş.
Çevirmen notu: Tataristan’da atın sırtına reçine, zift veya başka yapışkan maddeler sürülerek Şürele’nin yakalandığı ve onun da beddua ettiği değişik yörelerde rastlanan yaygın denebilecek bir söylentidir.
Bu, elbette bir efsane. Cemeki köyünün büyümeyişinin temel sebebi, muhtemelen, arazinin az olmasındandır. Tüm tarıma elverişli arazisi 270 hektar kadardı. Orman, tarla, otlak yoktu. Bahçe arazileri, türbe (зиярат / ziyarat), tarla-tump ("чокыр-чакыр / çokır-çakır”; çukur-çakır), hepsi yaklaşık 25 hektar kadardır. Köyde toplam 400 kişi vardı veya biraz daha fazlaydı.
Çevirmen notu: 1930 yılı nüfus sayımında 111 kişi kaydedilmiştir. Verilen 400 rakamı köyün en kalabalık olduğu döneme ait olmalıdır.
Cemeki'nin Üleme (Үләмә / Ülämä) adında bir ırmağı bulunur. Üleme ırmağına birçok köyden çıkan sular kavuşur. Bu suların hepsi birleşerek Çornış, Kırtapa, Olı Barış, Tüben Barış, Olı Kükküz, Keçe Kükküz (Чорныш, Кыртапа, Олы Барыш, Түбән Барыш, Олы Күккуз, Кече Күккуз) köyleri üzerinden geçerek Zöye (Зөя) nehrine karışır. Ve güneyden Bornaş'tan (Борнаш) gelen Çilçe (Чилчә) suyu baharda akar, yazın kurur.
Cemeki köyünde halk, komşu köylere göre oldukça fakir yaşardı. Üleme ırmağının büyük olmasına rağmen, su değirmeni kuran hiç olmamıştır. Rüzgar değirmeni de köyde yoktu. 60 haneli köyün 25'i atsızdı. Sadece üç hanede ikişer at vardı (Veli, Eyfetdin, Vahap – Вәли, Әйфетдин, Ваһап). Bu hanelerin kendi ekmekleri, yeni mahsul elde edilene kadar yeterdi. Hatta, sulanmamış çavdar tarlaları da durmaya devam ediyordu. Kalan hanelerin çoğunun kendi ekmekleri yeni yıla kadar, bazıları ise bahara kadar yeterli olabiliyordu.
Cemeki oldukça eski bir köydür. E. Çernışev'in “Kazan Hanlığı'nın Yerleşimleri” (Селения Казанского ханства) adlı eserinde görüldüğü üzere, Cemeki köyü “Emikeevo” adı altında, Rusların hanlığı fethetmesinden sonra, onaltıncı yüzyılın sonunda oluşturulan “defterler” (писцовая книга / pistsovaya kniga – yazmanlar kitabı) içinde bile geçmektedir. 1781 yılına ait “Kazan Valiliği Hakkında Bilgi” (Ведомость о наместничестве Казанском) adlı belgede, köy hakkında şu not bulunmaktadır: “D. Emikeevo - sakinleri olan Hizmetkar Tatarlar, çeşitli köylerden göç edenlerdir.” (“Д. Эмикеево-жители в ней служилые татары выселившиеся из разных окольных деревень.” – Rusça: Деревня / Derevniya – Mezra) O çevredeki köylerden gelen insanların yeni yerlerinde en önce ev kuran kişi, muhtemelen Cemeki adında bir dede olmuştur.
Araştırmacı notu: Yumuşlu Tatarlar imtiyazlı bir sınıf olup kendilerine bazı muafiyetler ve ayrıcalıklar tanınmıştır, Yasaklı Tatarlar vergiye tabi olan ve sıradan sayılan sınıftır. Ancak bu farklar daha sonradan büyük oranda ortadan kalkmıştır. [Йомышлы Татарлар / Yomışlı Tatarlar; Rusça: “служивые / slujivyşe – hizmetkarlar"]
Cemeki köyü 17. yüzyılın başında ortaya çıkıyor, ona temel atan kişi Mirza Yemikey'dir (Морза Емикей). 1646 yılında Müslüman alpavut (алпавыт / alpavıt – cengaver) Körmekey Yemikeyev (Көрмәкәй Емикеев ) burada yaşamıştır. 18. yüzyılın sonu - 19. yüzyılın başında burada 22 erkek, 21 kadın 9 evde yaşamaktaydı.
Cemeki, eski dönemlerde kurulmuş bir köy olmasına rağmen, hiçbir zaman büyük köyler seviyesine yükselememiştir. 1866 yılında yayımlanan bir belgeden anlaşıldığına göre, 1858 yılında Cemeki'de 24 ev mevcut olup, bu evlerde 64 erkek ve 68 kadın yaşamaktadır. 1909 yılında yayımlanan belgeye göz atarsak, 1897 yılında Cemeki'de 118 erkek ve 103 kadın yaşadığını öğreniriz. "Tetyuşskiy ilçesi için okul ağı - 1906 yılı" (Школьная сеть по Тетюшскому уезду - 1906 год) adlı belgeye göz atalım şimdi [Rusça: Тетюшский / Tetyuşskiy; Tatarca: Тәтеш / Täteş). Bu belgede, o dönemde Cemeki'de okul çağında 22 çocuğun bulunduğu, ancak köyde medrese olmadığından dolayı bu çocukların eğitim alma imkanından mahrum kaldıkları belirtilmektedir. Bu durumu göz önünde bulundurarak, bölge yönetimlerinin Cemeki çocuklarını Atabay (Атабай) medresesinde eğitmeye karar verdiklerini öğreniyoruz. İşte bir ilginç bilgi daha. 1911 yılında Teteş ilçesi Zemstvo (Земство) Toplantısı, su kaynaklarını güçlendirme, su yollarını düzenleme ve yenilerini oluşturma konularında kapsamlı bir program kabul etmiştir. Cemeki'de iki yerde su kaynakları üzerinden geçiş yerleri oluşturulmakta, bunların kenarları taş ve çitlerle kaplanmakta, su kaynağının başladığı yerin ve çevresinin güçlendirilmesi, ayrıca köyde kuyu kazma görevi belirlenmektedir. E. Bayanov'un (Ә.Баянов) "Dağ Yamacı" (Тау ягы / Taw Yagı) hikayesinin kahramanı olan ve geceleyin Çernış (Черныш) üzerinden doğduğu köye dönen genç adam Tebrik (Тәбрик), Cemeki sokağında tam o kuyuya rastlamıştır: "İşte o taşlı kuyu... O da bir anı, uzak zamanlardan kalmış bir anı (истәлек / istälek – istelek) gibi. Dibine bakınca, o zamanları görebilirsin. Ah, orada, kuyu dibinde ne parıldıyor? Yıldızlar değil mi? İşte öyle, yıldızlar!” [”Әнә сиртмәле кое... Ул да истәлек, ерак заманнардан калган истәлек шикелле. Төбенә карасаң, ул заманнарны күреп тә була торгандыр. Чү, анда, кое төбендә нәрсә җемелди? Йолдызлар түгелме соң? Шулай шул, йолдызлар!”]
1930 yılında köyde K. Marx adında bir kolhoz [kolektif çiftlik] kuruluyor ve başkanlığına Halil Nasırov atanıyor. 1957 yılında bu işletme merkezi İske Kazile (Иске Казиле – Eski Kazile) köyünde bulunan Lenin adındaki kolhoz ile birleştiriliyor. Cemeki köyünün damadı Ehsen Bayanov'un (Әхсән Баянов) “Tilki yakalamak zor değil” (Төлке тоту кыен түгел) eserinde de Cemeki köyünden bahsediliyor. Üleme ırmağı kıyısından yukarıya, mezarlık etrafına çıkıyoruz. Cemekililerin sayısız nesli bu kutsal yerde toprağa verilmiştir! Bugün bile, komşu köylere dağılmış olsalar da, Karatal köyü sakini Borhan abi Nurettin'in (Борһан абый Нуретдин) söylediğine göre, Cemekililer eski geleneklerine bağlılarmış; vefat eden akrabalarını buradaki mezarlığa gömmeye devam ediyorlarmış. Bu dağılmış Cemekilileri ruhen bir araya getiren, birleştiren tek yer. Kıymetli bir yer! Küçük ve Büyük Küküz, Tüben ve Çernışevka, Cemeki ve Atabay, Küçük Bortas, Babi ve Büyük Karile – Üleme kıyısındaki bu köyler, ırmağın mavi (зәңгәр / zenger) ipine dizilmiş inci taneleri gibi, eski zamanlardan beri birbirleriyle iletişim kurarak, barış içinde yaşamışlardır. Ne yazık ki, bugün bu dizinin, bu mercanın “Cemeki” adında bir incisi yok artık: bir tür acı bir yanlışlıkla diziden kopmuş ve ebediyette kaybolmuş. Ama inanmak istemiyorum: gerçekten de ebediyette mi kayboldu? Gerçekten de, böylece ebediyete mi gitti Üleme’nin kendi güzel incisi?
Küçük bir dere. Yazın yavaşça ve sakin bir şekilde akıyor. Tarlalara salınmamışsa, pantolon paçalarını sıvayıp, hiçbir şeyden kuşkulanmadan, çık sonuna kadar. Kışın ise, neredeyse yok gibi, vadilerle aynı seviyede, zavallılaşıyor. Ama bahar gelince!.. Bahar gelince, sakin ve zavallı geçen tüm günlerin intikamını alıyor. Uzaklardaki yükseklerden, dağların üstlerinden inen kar suları bir araya toplanıyor ve mütevazı bir şekilde görünen nehirleri alt üst ediyor – vadiler bazen İdil (Идел /İdel) gibi büyük bir denize dönüşüyor. Buzlar geçiyor (ага / ağa – akıyor). Buz yüzeylerinde yana-yana ocaklar geçiyor (ага / ağa – akıyor)... Hayvanlar geçiyor (ага / ağa – akıyor) - felakete doğru... Elbette, böyle bir zamanda büyük buzlar kıyılarda da saplanıp kalıyor. Küçük derelerde bu kadar büyük buzların nereden çıktığını merak edersin, ömür boyu yaşasan da şaşırırsın.
Kimler bu camide imam olmadı ki. Halk, perişan divaneleri bile gördü. Cami inşa etmek için getirilen çam kütükleriyle çocuklar atçılık oynadı. Yaşlılar halktan tekrar tekrar para topladı. Çalışmaya uygun erkekler Temte (Тәмте / Tämte) ormanında ağaç kesti, ağaç taşıdı. Köyün ortasındaki minare Cemeki halkı için saat görevi de, feneri görevi de üstleniyordu. Minarede ilk güneş ışınları parlayınca, çiftçiler sabah kahvaltılarını yaparlar. Minare gölgesi cami çatısına ulaşınca, çiftçi (сукачы / sukaçı – sabancı, tarla süren kişi) karısı öğle yemeğini hazırlamaya başlar, tarladaki kocası veya oğlu bu zamanlarda atlarını dinlendirir. Minare gölgesinin en kısa anında yiyecek masaya konur – yakında çiftçi geri dönecektir.
Tatarca'dan Çeviren: Deniz Karakurt
Yazan / Kaynak Kişi: Sağdiyeva Tanzila Hatipovna / Сагьдиева Танзила Хатиповна - Matematik Öğretmeni
Artık Varolmayan Bir Tatar Köyü - Cemeki (Ve Bir Şürele Efsanesi)
- Deniz Karakurt
- Yazılar


