Rahmetli Attilla İlhan'dan TRT2'de yaptığı bir televizyon programında dinlemiştim. Tarih boyunca toplumsal örgütlenme biçimine göre 3 tür devlet anlayışı ortaya çıktığını söylemişti.
1. Aşiret devleti (kabile, klan, boy vs şeklindeki topluluklar bir araya gelir.) Genellikle toplumlar ya tamamen ya da kısmen göçebedir. Yerleşik olanlarda ise şehir devletleri vardır. Beylikler, feodal düzenler, soyluluk esasına dayalı yerel iktidarlar hep bu temelden ortaya çıkar.
2. Ümmet devleti (dinsel birlikteliğe dayalı oluşumlar vardır. Hristiyan ümmeti, İslam ümmeti, Hindu ümmeti vs). Bu nedenle din ve mezhep savaşları bile yapılmıştır. Dünyayı algılayışda teokratik bir bakış açısı söz konusudur.
3. Millet devleti (toplumlar ulus bilincine ulaşarak devlet kurarlar.) Hemen her açıdan daha önceki aşiret devletine göre daha büyük, ümmet devletine göre ise daha küçük bir sistemdir. Yani ikisinin ortasındadır.
Bu devlet modelleri tarihsel zorunluluk gereği ortaya çıkmıştır.
Çağdaş millet devletlerinin bir tür patlamayla ortaya çıkarak hızla yayıldığı dönüm noktası Fransız İhtilali olarak kabul edilir ki, büyük oranda doğrudur. Yeri gelmişken belirtmek gerekir ki o dönemki "Milliyetçilik" kavramının içeriği bugünkünden oldukça farklıdır. Milletler şeklinde örgütlenmeyi savunan görüş demektir. (Herhangi bir milletin değerlerini savunmaktan çok öte bir anlama sahiptir yani.) Daha sonra kendi ulus devletlerini kurmak isteyen topluluklar kendi milli unsurlarını oluşturmak gereği hissedince bunları savunma yönündeki ilerleyişle Milliyetçilik kavramı kısa bir sürede günümüzdekine yakın bir anlam içeriğine ulaşmıştır. Ancak kimi ülkelerde hızını alamayarak tehlikeli bir yöne girip, ırkçılık ve faşizm gibi anlayışlara varmıştır.
Milliyetçilik kavramının içeriğinin şu şekilde doldurulmaya çalışıldığını görüyoruz: "bir milletin diğerlerinden üstünlüğü iddiası". Özellikle de bu kavramı yıpratmaya çalışanlar tarafından yapılıyor bu. Maalesef ki bu tuzağa düşülüyor bazen. Oysa ki milliyetçiliği doğru anlayan insanların böyle bir iddiası yoktur. Milliyetçilik kendi kültürel, ulusal değerlerine sahip çıkmaktır. Her milletin kendi değerleri vardır, başka milletlerin kültürel değerlerine saygı duyulur ama kendisininkine herkes kendi sahip çıkar. Kendi milli değerlerine başka birileri mi sahip çıkacak yani? Elbette ki bu görev o milletin fertlerine aittir. Faşizmle ve ırkçılıkla karıştırılıyor olması doğru değildir bu kavramın. Herkes kendi milleti ile gurur duyar dünyada. Buna bizim de hakkımız vardır. Elbette ki kendi hatalarımızı da görüp eleştirebilmemiz gerekir, o da ayrı bir konudur.


